QUINN Yaşam Öyküsü

Masar

GT Rank18
Forum Kurucusu
Kayıtlı Kullanıcı
TC Onaylı
Katılım
21 Şub 2019
Mesajlar
517
Tepkime puanı
169
Puanları
43
Konum
Eskişehir
QUINN Yaşam Öyküsü

quinn yaşam öyküsü.jpg


HAYATTA KALMANIN KURALLARI
Quinn, Noxus’luların ormandaki açık alanda ateş yakmalarını ve yanlarındaki iki tulum dolusu şarabı midelerine indirmelerini bekledi. Sarhoş askerlerin nasıl davranacaklarını önceden kestirmek kolaydı. Aptallık edecek kadar sarhoş; ancak pervasızca hareket etmeyecek kadar ayık olmalarını istiyordu. Vahşi doğada hatalar ölüm getirirdi ve bu adamlar iki büyük hata yapmıştı. Ateş yakmaları kendilerine fazla güvendiklerini, içtikleri şarapsa onları hiç kimsenin takip etmediğinden emin olduklarını söylüyordu.

Birinci kural: Her zaman peşinde birileri olduğunu varsay.
Çamurun içerisinde karnının üzerine yattı ve dirseklerini kullanarak açıklığın kenarındaki içi boş ve çürümüş kütüğe doğru ilerledi. Yağmur, ormanı bataklığa çevirmişti ve sonraki birkaç saatini giysilerinden böcek ve solucan ayıklayarak geçirmişti.

İkinci kural: Hayatta kalmak her zaman gururdan daha önemlidir.
Gece görüşünü kaybetmemek için kamp ateşine doğru bakmamaya çalışarak beş adam saydı; beklediğinden bir kişi eksiktiler. Altıncı adam neredeydi? Quinn yavaş yavaş ayağa kalkmaya başladı; fakat yukarılardan gelen uyarıyla tüyleri diken diken oldu ve olduğu yerde donup kaldı.
Karanlığın içindeki ağacın arkasından bir şekil çıkagelmişti. Bir savaşçı. Kaynatılmış siyah deriden bir zırh giyiyordu. Hareketlerinden hüner akıyordu. Adam duraksayarak gözleriyle karanlığı taradı; elini bir an olsun kılıcının tel sarılı kabzasından çekmiyordu.
Onu görmüş müydü? Pek öyle düşünmüyordu.

“Vurdin,” diye seslendi ateşin başında oturan adamlardan biri. “Eğer bu şaraptan içmek istiyorsan elini çabuk tut. Olmedo hepsini bitirecek!”
Üçüncü kural: Sessiz ol.
Adam küfretti ve gözle görülür şekilde sinirlenmesi Quinn’i gülümsetti.
“Kapa çeneni,” diye hırladı. “Sesin ta Noxus’tan duyuluyor.”
“Ah be Vurdin, burada hiç kimse yok ki. Demacia’lılar peşimize düşmek yerine muhtemelen zırhlarını giymiş üstüne cila atmaya uğraşıyorlardır. Gel de bir içki al!”
Adam derin bir of çekti ve bitkin şekilde omuzlarını silkerek yeniden ateşe doğru döndü. Quinn yavaşça nefes verdi. Bu adam becerikli görünüyordu; ancak o da ormanda yalnız olduklarını düşünüyordu.

Dördüncü kural: Aptal insanların seni kendi seviyelerine çekmelerine izin verme.
Quinn gülümsedi ve yukarı baktı. Kartalının gece mavisi silueti yağmur bulutlarının üzerinde kendini gösteriyordu. Valor kanatlarını eğdi ve Quinn başını salladı. Aralarındaki sessiz iletişim birlikte geçirdikleri yıllar boyunca mükemmel hâle gelmişti. Önce sağ yumruğuyla bir çember çizdi ve ardından üç parmağını kaldırdı; Valor’un onu mükemmel şekilde görebildiğini ve işaretini anlayacağını biliyordu.
Beşinci kural: Harekete geçme zamanı geldiğinde kararlı davran.

Quinn bu adamları sessiz ve özenli şekilde etkisiz hâle getirmeleri gerektiğini biliyordu; ancak Noxus’luların Demacia’nın bu kadar derinlerine kadar ilerlemesi çok büyük hakaretti. Onları yakalayan kişinin tam olarak kim olduğunu ve Demacia’nın Noxus hevesleri uğruna ezebilecekleri, ilkel bir kabile kültürü olmadığını öğrenmelerini istiyordu. Kararını vermesinin ardından ayağa kalktı ve sanki burada olması dünyadaki en doğal şeymişçesine kamp alanına doğru ilerlemeye başladı. Ateşin aydınlattığı alanın kenarında durdu; kapüşonu başındaydı ve yağlı fırtına pelerini vücudunu sıkıca sarmıştı.
“Çaldığınız şeyi bana verirseniz bu gece hiç kimsenin ölmesine gerek kalmaz,” dedi Quinn, başıyla üzerine Demacia’nın kanatlı kılıç sembolü işlenmiş deri çantaya işaret ederek.

Noxus’lular aceleyle ayağa fırladı ve gözlerini kırpıştırarak etrafa bakmaya başladı. Elleri birbirine dolaşarak kılıçlarını çekerlerken Quinn de beceriksizlikleri karşısında gülmemek için kendini zor tutuyordu. Az önce neredeyse Quinn’e toslayan adam yaşadığı şaşkınlığı iyi şekilde gizlemişti; fakat yalnız olduğunu fark etmesiyle birlikte gerçek anlamda rahatladı.

“Evinden epey uzaktasın, küçük kız,” dedi kılıcını kaldırarak.
“Senin kadar değil, Vurdin.”
Adam yüzünü buruşturdu; ona ismiyle hitap edilmesi hiç hoşuna gitmemişti. Quinn’in başka neler bildiğini anlamaya çalışıyordu. Adamlar etrafını sararken Quinn de pelerinine sımsıkı sarıldı.
“Çantayı bana verin,” dedi Quinn biraz bezgin bir sesle.
Vurdin, “Yakalayın onu!” diye bağırdı.

Bu, son sözü olmuştu.

Quinn pelerinini omzuna attı ve sol kolunu kaldırdı. Art arda atış yapabilen arbaletinden fırlayan siyah saplı ok Vurdin’in gözüne saplandı ve adam sessizce olduğu yere çöktü. Fırlattığı ikinci ok sol tarafındaki adamı göğsünden yakaladı. Geriye kalan dörtlüyse ona doğru hücum etti.
Tam o sırada tiz çığlığıyla gecenin karanlığını yırtan Valor, bulutsuz göklerden inen bir yıldırım edasıyla dalışa geçmişti. Kanatlarını büyük bir gürültüyle sonuna kadar açtı ve kavisli bir açıyla havada döndü. Eğri pençeleri Noxus’lulardan birinin yüzünü paramparça ederken, keskin gagası yanındaki askerin başını yarmıştı. Üçüncü Noxus'lu silahını kaldırmayı başarsa da Valor pençelerini adamın omuzlarına geçirerek onu yere serdi. Kartal, gagasıyla aşağıya doğru bir darbe savurur savurmaz adamın mücadelesi de sona ermişti.

Son Noxus’luysa arkasını dönmüş, ağaçlara doğru koşmaya başlamıştı.

Altıncı kural: Eğer dövüşmek zorundaysan rakibini çabuk öldür.

Quinn dizlerinin üzerine çöktü ve arbaletinden bir çift ok gönderdi. Noxus’luyu sırtından yakalayan oklar göğsünden dışarı çıkmıştı. Adam ağaçlık alanın kenarına ulaşmasının ardından yüz üstü yere kapaklandı. Quinn hareketsizce durarak vahşi doğanın seslerini dinledi; etrafta başka düşmanların dolaşmadığından emin olmalıydı. Çevredeki sesler gece vakti ormanda duymayı bekleyeceği türdendi.

Ayağa kalkarken Valor da pençelerinde Noxus’luların çaldığı askeri bildiri çantasıyla ona doğru uçtu. Ardından çantayı bıraktı ve Quinn diğer eliyle onu yakalayarak tek hamlede omzuna astı. Valor kolunun üzerine kondu; gövdesi avın heyecanıyla titriyordu. Pençeleri ve gagası kandan kıpkırmızı olmuştu. Kartal, başını yana doğru bükmüştü ve altın-benekli gözleri keyifle parıldıyordu. Quinn gülümsedi. Kuş ile arasındaki bağ öylesine güçlüydü ki ne düşündüğünü anlayabiliyordu.
“Ben de aynı şeyi merak ediyorum,” dedi Quinn. “Bu Noxus’lular Demacia’nın bu kadar içlerine girmeyi nasıl başarmış olabilir?”
Kartal tiz bir çığlık attı ve Quinn başıyla onayladı.

“Evet, ben de öyle düşünmüştüm,” dedi Quinn. “Güneye öyleyse.”
Yedinci kural: Ortağına her zaman güven.
 
Üst